GÜNÜMÜZÜN ÖNEMLİ SOSYAL SORUNU OLARAK ALLAH İLE ALDATMAK VE ALDANMAK!

İnsanoğlu özü itibariyle inanmaya meyilli bir varlıktır. Biz bunu İnsanlığın atası olan Hz. Âdem (a. s.) örnekliğinde görmekteyiz. Allah (c. c.) Kur'an-ı Kerim’de Hz. Âdem’in nasıl aldandığını ve aynı zamanda şeytanın onu nasıl aldattığını şu şekilde anlatmaktadır:

“Ey Âdem! Sen ve eşin cennette yerleşip dilediklerinizden yiyin. Ancak şu ağaca yaklaşmayın! Sonra zalimlerden olursunuz. Derken şeytan, kapalı olan avret yerlerini birbirine göstermek için onlara fısıldayıp kafalarını karıştırdı ve “Rabbiniz size bu ağacı sırf melek olursunuz veya ebedî yaşayanlardan olursunuz diye yasakladı” dedi. Onlara, “Ben gerçekten sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim” diye de yemin etti. Böylece ikisini de ayartmış oldu. Ağacın meyvesini tattıklarında ayıp yerleri kendilerine göründü. Ve cennet yapraklarından üzerlerini örtmeye başladılar. Rableri onlara, “Ben size o ağacı yasaklamadım mı ve şeytanın size apaçık bir düşman olduğunu söylemedim mi?” diye seslendi. Dediler ki: “Ey rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz, bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz!” (A’râf Suresi, 19-23)

Kıssadan da anlaşılacağı üzere şeytanın Hz. Âdem’e Allah’ın adıyla yaklaşmak ve bir şeyler vaat etmek suretiyle onu aldattığını görmekteyiz. Bu çerçevede aldatmak şeytani bir geleneği, aldanmak ise insani bir zaafı temsil etmektedir. Günümüzde ki aldatma ve aldanma ise Hz. Âdem (a. s.) kıssasından sadece bir yönüyle farklılaşmaktadır. Aldananlar yine insan olarak rolünü devam ettirmekle beraber aldatanlar, şeytandan rol çalan insanlar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Günümüzdeki aldatıcıların maddi bir kazanım elde etmek, bir makama veya mevkiye gelmek veya insanları kendilerine kul, köle etmek gibi gayelerle şeytanın misyonunu benimsediğine çoğu kez şahit olmaktayız. Bunun en bariz örneği yakın dönemde ortaya çıkan FETÖ’dür. FETÖ’nün gelişmesinde, insan devşirmesinde ve maddi kazanımlar elde etmesindeki en önemli sermaye insanları Allah adıyla aldatarak kendilerine bağlamaları olmuştur. Peki bu durum FETÖ ile birlikte tarihe mi karışmıştır? Allah’ın adını kullanarak sinsice siyasette örgütlenmeye ve devlet kurumlarında kadrolaşmaya çalışan, insanları kendilerine köle yaparak onların malını, konumlarını ve beyinlerini sömürmeye çabalayan örgütler yok mudur? Kanaatimce oldukça fazlalar.

Sorulması gereken en önemli sorulardan birisi de şudur:

Neden bu kadar çok aldatıcı var ve oldukça başarılılar?

Bu soruyu aldananlar ve aldatanlar olmak üzere iki farklı çerçeveden ele alarak cevaplamak gerekmektedir.

İlk olarak aldanmaya meyilli, okumayan, sorgulamayan, araştırmayan ve tartışmayan bir kitle bulunmaktadır. Dolayısıyla bu kitle aldatılmaya yönelik savunmasız bir durumdadır. Özellikle Allah’a, elçisine ve kitabına inandığını iddia eden fakat içerik olarak çok fazla bir bilgiye sahip olmayan kişilerin Allah adıyla aldatılma potansiyeli oldukça yüksektir. Allah bu noktada insanları şu şekilde uyarmaktadır
Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah'ın va'di haktır; öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın ve aldatıcı(lar) da, sizi Allah ile (Allah'ın adını kullanarak) aldatmasın. (Fâtır Suresi 5).

Sorumuzu aldatanlar çerçevesinden cevaplamaya devam edersek ilk olarak aldatan kişilerin bilgi noktasında oldukça önemli bir konumda olduklarını söyleyebiliriz. İkincisi iyi bir hitabet yani konuşma yeteneğine sahiptirler. Bu konuda Hz. Davut’a gelen bir kişinin ifadesi bunun önemini vurgulamaktadır.

-Bu benim kardeşimdir, O'nun doksan dokuz koyunu, benim ise tek bir koyunum var. “Onu da bana ver” dedi ve konuşmada bana üstün geldi. (Sâd Suresi 23).

Bilgi ve hitabetin ardından inandırıcı olmaları noktasında referans olarak Allah’ı ve dini göstermeleridir. Bu üç saç ayağının kusursuz işlemesi durumunda çoğu zaman bir taraf arzu ettiği şeylere ulaşırken diğer taraf belirli bir zaman sonra mağdur olarak hayal kırıklığı içerisinde yaşamına devam eder.

Sonuç olarak Allah ile aldatma siyasette, ticarette, cemaatlerde, tarikatlarda ve insani ilişkilerde karşılaşılan ve gelecekte de karşılaşılacak olan önemli bir sosyal sorundur. Bu sorunun üstesinden gelmek bizlerin savunma mekanizmasına bağlıdır. Bu savunma mekanizmasını ise ancak okuyarak, araştırarak ve düşünerek geliştirebiliriz.

Aldanan ve aldatan olmamak temennisi ile…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Dr. Samed Soy - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Optimum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Optimum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Optimum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Optimum değil haberi geçen ajanstır.

01

Muhammed Soy - Sayın yazarım konuya çok güzel değinmişsiniz..TEBRİK EDERİM..

Yanıtla . 3Beğen . 1Beğenme 29 Nisan 14:05